Op. Dr. Mücahit Kabar

Üreter Taşı Ameliyatı -URS- Lazerle Taş Kırma

İdrar Yolundan Girilerek Yapılan Kapalı İdrar Kanalı Taşı Ameliyatı

Üreterin (idrarı böbrekten idrar torbasına taşıyan kanal) yapısı ve fonksiyonu nedir?

Böbrekler, insan vücudunda 2 adet büyük bir fasülyeye benzeyen belimizin her iki yanında bulunan ve kanı süzerek idrar üreten organlarımızdır. Bu süzme işlemi ortalama bir insanda günlük 180 litre civarındadır. Bu miktardaki kan her gün böbreklerimizden geçerek vücut için zararlı olan maddelerin idrar yoluyla vücuttan atılması sağlar. Dolayısıyla herbir böbrekte, böbreğe kan getiren bir atardamar, kanı tekrar ana damarlara ve vücuda dönmesini sağlayan bir toplardamar ve süzülen idrarın idrar torbasına taşınması için bir idrar kanalı bulunur. Bu kanala üreter adı verilir.

Üreterin normal bir yetişkinde çapı yaklaşık 5 mm civarındadır. Bu çap taşların buradan geçebileceği boyutları gösterdiğinden önemlidir. Böbrek dümdüz bir boru şeklinde değildir ve çapı da her yerinde aynı değildir. Şekilde görüldüğü gibi kıvrımları vardır ve bazı bölgeleri daha dardır. En dar yeri idrar torbası ile birleştiği yerdir. Aynı zamanda üreterin, içindeki idrarın aşağı doğru ilerlemesini sağlayan solucanvari (barsaklar gibi) hareketleri vardır.

Üreter taşları

Böbreklerin içindeki idrar kanalı ve keseciklerinde süzme işlemleri sırasında atılan fazla miktardaki elektrolitler ve bazı mineraller (Kalsiyum, Oksalat, Ürik Asit vb) bu kısımlarda çözünemez ve burada kristalleşmeye başlarlar. Bu kristaller zamanla birleşerek kum tanecikleri haline gelir ve giderek büyüyerek taşları oluştururlar.

Böbrekte oluşan taşlar bazen idrar akımının artması, bazen yaptığımız vücut hareketleri ile böbrekten çıkıp idrardan atılırlar. Eğer bu taş çok küçükse ve üreteri tıkamazsa hasta bunu farketmeden düşürebilir. Ancak taşlar üreterin iç çapından büyük olduğunda veya var olan bir kanal darlığı durumunda taş burada takılır. Böbrekten sürekli idrar üretimi devam ettiği için ve aşağıdaki kanal tıkalı olduğu için, taşın yukarısında bulunan bütün üreter ve böbreğin iç havuzlarında idrar basıncı artar ve bu bölgeler şişer. Bu şişme şiddetli ağrıya sebep olur (Taş ağrısı).

Üreter taşlarının tek tedavi şekli ameliyat mı?

Üreter taşlarının tedavisinde birçok faktöre bakılarak karar verilir. Tedavi seçenekleri; ilaçla takip edip kendiliğinden düşmesini beklemek, dışarıdan ses dalgaları ile taş kırma (ESWL) yapılması, URS ameliyatı, sırttan girerek yukarıdan taşa ulaşılan kapalı ameliyat, Laparoskopik taş ameliyatı ve açık ameliyat olarak sayılabilir.

Kapalı Üreter Taşı Ameliyatı (URS,) Nasıl Yapılır?

İşlem genel veya spinal (belden uyuşturma) anestezi altında ameliyathane koşullarında yapılır. Önce hastanın idrar yaptığı kanaldan girilerek idrar torbasına kameralarla ulaşılır. İdrar torbasına girildiğinde içeride iki tane delik bulunur. Bunlar sağ ve sol böbrekten gelen üreterlerin idrar torbasına açıldığı deliklerdir. Bu deliklerden yine bu kameralı endoskoplarla girilerek taşa ulaşılır.

Taş burada iki farklı aletle kırılabilir. Bir tanesi mekanik kırma yapan (pnömatik), diğeri de lazerle kırma yapan taş kırma cihazlarıdır. Ancak mekanik kırma bazen taş parçalarının yukarı böbreğe doğru kaçmasına neden olur, o yüzden günümüzde lazer cihazı tercih edilmektedir. Taş çok küçük parçalar (kum) haline getirilip idrarla kendiliğinden atılacak hale getirilebileceği gibi, daha büyük parçalara ayrılıp tek tek dışarı da alınabilir. Taşları dışarı almak için bu endoskopların içinden geçen ve taşı tutan yakalama aletleri ve basketler bulunur.

Üreter taşı ameliyatında iki farklı endoskop kullanılabilir. Bir tanesi sert bir yapıda olup, diğeri kıvrılabilen bir yapıdadır. Her ikisinin de kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Bu aletlerle iyi görüntü alabilmek için aletin içinden geçen bir sıvı akışına ihtiyaç vardır. Su geçişi ameliyat sırasında sürekli devam etmektedir. Bu sayede üreter yanlara doğru genişleyerek bir alan oluşur ve böylece iyi görüntü alınabilir. Aksi halde üreter duvarları üst üste yapışarak içeride hareket etmek mümkün olmaz ve aynı zamanda lazer ile üretere zarar verme ihtimali artar.

İşlem bitiminde genellikle üreter denilen kanalda taş birikmemesi, idrar akışının ameliyattan sonra düzenli olması ve hastanın ağrı hissetmemesi için plastik bir boru (DJ =Double J stent) böbreğe yerleştirilir. Bu stentin bir ucu idrar torbasında diğer ucu böbrekte bulunur.

URS Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her ne kadar endoskopik yöntem olsa da ameliyatın bazı komplikasyonları vardır. Yüksek ateş, idrar yolu enfeksiyonu, idrarda kanama, üreter yaralanmaları, yırtıkları veya kopmaları, üreterin aşırı kıvrımları veya darlığı nedeniyle taşa ulaşamama, taşın tümünün veya bır kısmının böbreğe kaması gibi.

Ne Kadar Süre Sonra Günlük Aktivitelere veya İşe Dönülür?

Bu ameliyatın açık cerrahilere kıyasla en büyük avantajı hastaya hiçbir kesi yapılmamasıdır. Zaten ameliyat doğal idrar kanallarından girilerek yapıldığı için hastanın herhangi bir organında delik veya yaralanma oluşmaz. Mide endoskopisi gibi düşünülebilecek bu operasyondan 24 saat sonra hastalar günlük yaşamlarına ve aktivitelerine dönebilirler. Banyo yapabilirler, istediklerini yiyip içebilirler. Eğer hastaya DJ stent takıldıysa bu da günlük aktiviteye geri dönüşe engel değildir ancak hastanın bazı hareketlerini kısıtlayabilir. Bu stentler ağır egzersizde böbrek ve mesane bölgesinde rahatsızlık veya ağrı hissi yapabilir. İdrarda kanamaya veya sık idrara çıkma isteğine neden olabilir. Hasta bu şikayetleri tolere edebildiği sürece her türlü aktiviteyi yapabilir.

URS her yaş grubunda uygulanabilir mi?

Gelişen teknoloji ve aletler sayesinde bu ameliyatın standart cihazları dışında çocuklar için üretilmiş minyatürize cihazları da bulunur. Taş veya üreter açısından bu ameliyat her yaş grubunda yapılabilir ancak küçük çocuklarda bu minyatür aletlerin kullanılması gerekir.